<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Jüpiter Haber Yazılımı</title>
        <link>https://jupiter.onemsoft.com/</link>
        <description>Jüpiter Haber Yazılımı</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Sağlık Bakanlığı açıkladı! Koronavirüse karşı yeni tedbirler</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://jupiter.onemsoft.com/haber/saglik-bakanligi-acikladi-koronaviruse-karsi-yeni-tedbirler-77</link>
                <guid>https://jupiter.onemsoft.com/haber/saglik-bakanligi-acikladi-koronaviruse-karsi-yeni-tedbirler-77</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, kesin ya da olası yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ölümlerinde kararın, mümkün olduğunca muayeneyle verilmeye çalışılmasını, otopsi yapılmamasını önerdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kesin veya olası Kovid-19 ölümlerinde, akciğer ve diğer organlarında virüs bulunabildiğine işaret edilerek, otopsilerin mümkünse negatif basınçlı salonlarda, mümkün değilse iyi havalanan bir odada gerekli koruma önlemleri alınarak yapılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Bakanlığın hazırladığı enfeksiyon kontrol önlemleri kapsamında, Kovid-19 hastalığının seyri ve bilimsel gelişmeleri takiben, otopsilerde alınması gereken tedbirler de güncellendi.</p>

<p><strong>İŞTE 8 MADDELİK TEDBİR</strong><br />
<br />
"Kesin ya da olası Kovid-19 ölümlerinde mümkün olduğunca ölü muayenesi ile karar verilmeye çalışılması, otopsi yapılmaması önerilir" ifadesinin yer aldığı tedbirler, şöyle sıralandı:</p>

<p>"- Kesin veya olası Kovid-19 nedeniyle ölenlerin akciğer ve diğer organlarında virüs bulunabilir. Otopside yoğun aerosol (bir katının veya bir sıvının gaz ortamı içerisinde dağılması) oluşturan işlemler yapılması nedeniyle kesin ya da olası Kovid-19 otopsileri mümkünse negatif basınçlı salonlarda, mümkün değilse iyi havalanan bir odada gerekli koruma önlemleri alınarak yapılmalı.</p>

<ul>
	<li>
	<p>Otopside mümkün olan en az sayıda kişi görev almalı.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Otopsiyi yapan kişi, su geçirmez önlük, N95 ve FFP2 maske, gözlük, yüz siperliği, çift eldiven maskeleri içeren kişisel koruyucu ekipman (KKE) kullanmalı.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Ceset torbasının dışı çamaşır suyu ile dezenfekte edilmeli.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Otopsi sırasında kullanılan malzemeler otopsiden hemen sonra mutlaka temizlenmeli ve steril edilmeli.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Otopsinin yapıldığı çevresel yüzeyler önce su ve deterjanla temizlenmeli. Temizlik sonrası en az 10'da bir oranında sulandırılmış çamaşır suyuyla ya da yüzde 70 alkol, yüzeyde en az 1 dakika tutularak dezenfekte edilmeli. Hastanelerde kullanılan yüzey dezenfektanları ya da klor tablet, ürün talimatlarına uygun olarak kullanılabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Personel, dezenfeksiyon solüsyonlarını hazırlarken ve kullanırken solunum ve göz koruması dahil uygun kişisel koruyucu ekipman kullanmalı.</p>
	</li>
	<li>Otopside ortaya çıkan atıklar, tıbbi atık yönetmeliğine uygun bertaraf edilmeli."</li>
</ul>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 25 Apr 2020 13:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://jupiter.onemsoft.com/images/haberler/2020/04/saglik-bakanligi-acikladi-koronaviruse-karsi-yeni-tedbirler-1587809737.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Burak Akkul koronavirüs süresince neler yaşadığını anlattı: Suyun tadını bile alamıyordum</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://jupiter.onemsoft.com/haber/burak-akkul-koronavirus-suresince-neler-yasadigini-anlatti-suyun-tadini-bile-alamiyordum-75</link>
                <guid>https://jupiter.onemsoft.com/haber/burak-akkul-koronavirus-suresince-neler-yasadigini-anlatti-suyun-tadini-bile-alamiyordum-75</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’de koronavirüs teşhisi konulan ilk 20 hastadan biri olan, 20 günlük yoğun bakım ve uyutulma tedavisinin ardından sağlığına kavuşan “Çok Gezenti” programının sunucusu Burak Akkul ve eşi Seda Akkul, yaşadıkları zorlu süreci anlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>'Çok Gezenti' programının sunucusu Burak Akkul ile eşi Seda Akkul, Youtube kanalı İnsan'a yaşadığı zorlu süreci anlattı, salgınla mücadele eden hastalara seslendi. Uyutulmadan önce eşiyle telefonda duygusal bir konuşma yaptığını söyleyen Akkul, "Seda, 'Geri döneceğine söz veriyor musun?' dedi. Söz verdim. Rahatladım ve 'Beni uyutun' dedim" dedi.</p>

<p><strong>Koronavirüs test sonucunuzu öğrendiğiniz an neler hissettiniz?&nbsp;</strong></p>

<p>Burak Akkul: Merhaba. Koronavirüs test sonucunu hastaneye yattıktan sonra 4-5 gün bekledim. Biraz da mesleğim gereği sosyal medyayı aktif kullandığım için video paylaştım, o sıralar da dünyada bu test nasıl yapılır, sonuç kaç gün içinde gelir bilinmiyordu. Ben de bir hasta paniğiyle tabii, sosyal medyaya “Test sonucum daha gelmedi ama pozitif olduğundan şüpheleniyorum” diye bir video koydum. O günün hemen akşamı hatta 2-3 saat sonra, doktorum Mehmet Altıntaş “Burak Bey korona pozitifsiniz diye odama girdi” Ondan sonra tabii bir uyutulma süreci olacağı bana söylendi. Yine duruma yabancılıktan dolayı bir korku hâsıl oldu. Nasıl olur? Uyutulmak ne demek? Kaç gün uyutulacağım? diye bir panik süreci oldu. Sonrasında eşim Seda’yı arattım. Anestezi doktoru, ben, o konuştuk. Benim biraz tabii ağlamalı bir telefonumdan sonra Seda bana dedi ki: “Geri döneceğine söz ver. Söz veriyor musun?” Ben de “Söz veriyorum” dedim. Orada bir rahatlama oldu ve “Beni uyutun” dedim. Uyutulma süreci başladı.</p>

<p><strong>Uyutulma sürecinizden sonra neler yaşandı? Çin’den gelen ilaçlar üzerinizde kullanıldı mı?</strong></p>

<p>Burak Akkul: Uyutulma anından sonrasını tabiki ben bilmiyorum. Zorlu bir süreçmiş. Daha sonra bazı yayınlarda da hocalarımızla, profesörlerle konuştuktan sonra anladım. Korona tedavisinin yoğun bakım ve entübe ve benim gibi 20 günü bulan entübe aşamaları varmış. En zor tedavi edilen yüzde 3’lük kesim içindeymişim. Direncim fazlaymış. Bir ara stabil olmuş durum bir ara kötüye gidiyor denmiş.&nbsp;</p>

<p>Seda Akkul: Kritik olan anları da oldu. İlk 10 günü özellikle daha riskli ve kritik bir şekilde devam etti, seyretti. Sonrasında, tam o sıralarda Çin’den bir ilaç geldi. Hem Çin’den gelen ilaç hem de diğer destekleyici ilaçlar, Bilim Kurulu’nun önerdiği, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği ve Bilim Kurulu’nun da ülkemizde kullanmaya başladığı ilaçlar tüm hastalarla beraber Burak’ta da denendi. İlk hastalardan biri, ilk 20 teşhisten biri Burak olduğu için ve uyutulan ilk hastalardan biri olduğu için de Çin’den gelen ilacın denendiği ilk kişilerden biri Burak oldu.</p>

<p>Burak Akkul: Ve 20 günün sonunda da yavaş yavaş uyandırılma süreci başlanmış, oksijen, nefes ve kan değerlerim düzelince.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 25 Apr 2020 13:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://jupiter.onemsoft.com/images/haberler/2020/04/burak-akkul-koronavirus-suresince-neler-yasadigini-anlatti-suyun-tadini-bile-alamiyordum-1587809474.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Işıltılı ve canlı gözler için göz kapağı estetiği</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://jupiter.onemsoft.com/haber/isiltili-ve-canli-gozler-icin-goz-kapagi-estetigi-73</link>
                <guid>https://jupiter.onemsoft.com/haber/isiltili-ve-canli-gozler-icin-goz-kapagi-estetigi-73</guid>
                <description><![CDATA[Olduğumuzdan daha üzgün ve yorgun görünmemize neden olan göz kapağı sarkması, günümüzde çok basit bir operasyonla giderilerek ışıltılı bir görünüm sağlayabiliyor. Zaman içerisinde sarkarak görüş alanının daralmasına kadar uzanan bazı sıkıntılara yol açan göz kapağına uygulanan blefaroplasti hakkında faydalı bilgiler veren Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Burak Türkyılmaz, süreçle ilgili merak edilenleri anlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yaşlanmayla birlikte gözaltında oluşan kırışıklıklar ve torbalanmalar estetik açıdan görünümü bozmaktadır. Göz çevresinde oluşan kırışıklıkların ve torbalanmaların giderilmesi amacıyla yapılan göz kapağı estetiği ameliyatı son derece küçük bir ameliyat olmasına rağmen yüzün genç görünmesini sağlamaktadır.</p>

<p><strong>YAZ MEVSİMİ İLE BİRLİKTE YENİLENMEK İÇİN BLEFAROPLASTİ</strong></p>

<p>İçinde bulunduğumuz karantina günlerinde ameliyatlar sosyal mesafe ve tedbir maksatlı gerçekleştirilemiyor olsa da, sonrasında tercih edeceğiniz bu uygulama ile güneşin nimetlerinden daha çok faydalanmak mümkün.</p>

<p>Göz çevresindeki fazla deri ve yağ dokularının çıkarılarak, bölgenin gerginleştirilmesine dayanan bu operasyonla daha estetik bir görünüm elde edilirken, yorgun ifadenin kaybolması ve kaybedilen görüş açısının yeniden kazanılması sağlanıyor. Botoks tedavisi ile aynı anda yapıldığında daha verimli sonuçlar verebilen blefaroplasti sonrası kişi bir hafta sonra hastalar normal iş yaşantısına dönebilmesi mümkün olmaktadır.</p>

<p><strong>OPERASYON SONRASI NELERE DİKKAT EDİLMELİ?</strong></p>

<p>Blefaroplasti operasyonu sonrası birkaç gün sürebilecek ve hafif şiddette ağrıların olması normaldir. Bunun önüne geçebilmek için doktorunuzun size verdiği ağrı kesicileri kullanmanız yeterlidir. En sık merak edilen “şişlik ve morarmalar ne zaman geçer” sorusunun cevabı ise en fazla bir haftadır.</p>

<p>Eğer estetik dikiş yerine normal dikiş kullanıldıysa bunlar operasyon sonrası beşinci günde alınmaktadır. Ortalama 3 ila 7 gün arasında bir dinlenme sürecinden sonra günlük hayatına tamamen dönebilen kişi, 2 hafta sonra hafif sporlar yapılabilirken, ağır ya da yüze darbe alma riski olan sporlar içinse bir ay beklemelidir.</p>

<p><strong>Op. Dr. Burak Türkyılmaz</strong><br />
<strong>Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 25 Apr 2020 13:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://jupiter.onemsoft.com/images/haberler/2020/04/isiltili-ve-canli-gozler-icin-goz-kapagi-estetigi-1587809088.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İşte gözaltı morluklarını ve sivilceleri yok eden o mucizevi ürün...</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://jupiter.onemsoft.com/haber/iste-gozalti-morluklarini-ve-sivilceleri-yok-eden-o-mucizevi-urun-72</link>
                <guid>https://jupiter.onemsoft.com/haber/iste-gozalti-morluklarini-ve-sivilceleri-yok-eden-o-mucizevi-urun-72</guid>
                <description><![CDATA[Kadınlar için cilt bakımı çok önemlidir. Sağlıklı bir cilde sahip olmak için cildimizi temiz tutmalı, düzenli bakım yapmalıyız. Cilt temizliği ve bakımında en önemli yardımcılarımızdan birisi de gül suyudur. Doğal yapısı ve hoş kokusuyla kadınların tercih ettiği gül suyunun cilde faydalarını bu yazımızda birlikte inceleyelim.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Gül suyu; taze gül yapraklarının damıtılması ile elde edilir. Cilt sağlığı üzerinde etkili olan gül suyunun ağız ve diş sağlığı, saç bakımı, yara ve kesiklerin tedavisi gibi birçok alanda da kullanımı bulunuyor. A, C, D, E ve B13 vitaminleri yönünden zengin bir içeriğe sahip olan gül suyu hücre yenilenmesinde etkili, yaşlanma karşıtı doğal bir üründür. Gül suyunun kullanımı Roma İmparatorluğu dönemi öncesine kadar uzanıyor, Kleopatra'nın yüz temizliği ve vücut banyosunda gül suyu ve gül yaprakları kullandığı biliniyor.</p>

<h2>GÜL SUYUNUN CİLDE FAYDALARI</h2>

<ul>
	<li>Cildi nemlendirir. Cildi kurutmadan gözeneklere yerleşerek tazelenmesine yardımcı olur. Bu yönüyle doğal bir tonik yerine geçer.</li>
	<li>C vitamini yönünden zengindir, cildi besleyip erken yaşlanmasına engel olur.</li>
	<li>Mat görünümü giderir, cildin parlak görünüme kavuşmasına yardımcı olur.</li>
	<li>Mantar, egzama gibi cilt hastalıklarına karşı yatıştırıcı etkiye sahiptir. Kaşıntıyı giderir, cildi rahatlatır.</li>
	<li>Düzenli kullanımda sivilce ve akne oluşumunu engeller.</li>
	<li>İltihap gidericidir, bakteriyel enfeksiyonlara iyi gelir.</li>
	<li>Cilt lekeleri üzerinde de etkilidir, düzenli kullanımda lekelerin rengini açarak cilt tonunu eşitler.</li>
	<li>Cildin Ph dengesini korur.</li>
	<li>Gözaltındaki morlukların rengini giderir.</li>
	<li>Saç köklerini güçlendirir, saç dökülmesini engeller. Saçların daha yumuşak olmasını sağlar.&nbsp;</li>
	<li>Kesik, yanık izlerinin tedavisinde etkilidir. Yaraların iyileşmesine yardımcı olur.</li>
	<li>Ağız ve diş sağlığında da tercih edilebilir. Hem ağızda hoş koku bırakır hem de ağız içi yaralara karşı etkilidir.</li>
	<li>Makyaj temizliğinde kullanılabilir. Bir parça pamuğa gül suyu dökerek günlük makyajınızı nazikçe temizleyebilirsiniz.</li>
	<li>Tıraş sonrasında cildi rahatlatmak, tahrişi ve kızarıklığı gidermek amacıyla kullanılabilir.</li>
</ul>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 25 Apr 2020 13:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://jupiter.onemsoft.com/images/haberler/2020/04/iste-gozalti-morluklarini-ve-sivilceleri-yok-eden-o-mucizevi-urun-1587808939.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Eklem ağrılarına ne iyi gelir? Pek çok kişi bilmiyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://jupiter.onemsoft.com/haber/eklem-agrilarina-ne-iyi-gelir-pek-cok-kisi-bilmiyor-69</link>
                <guid>https://jupiter.onemsoft.com/haber/eklem-agrilarina-ne-iyi-gelir-pek-cok-kisi-bilmiyor-69</guid>
                <description><![CDATA[Dünya nüfusunun yüzde 88’i ağrıdan şikayet ediyor. Bel ve sırt ağrısından yakınanların oranı ise yüzde 94. Uzun süre hareketsiz kalma, yaşanan kilo sorunları, ağır egzersizler, sedanter yaşam ve çeşitli hastalıklar sebebiyle kemik, eklem, bel, boyun ve kas ağrıları çok sık yaşanıyor. Tedavi edilmediğinde ise yaşam kalitesini büyük ölçüde olumsuz etkiliyor. Ancak ağrı çekenlerin çoğu bu sorunla nasıl başa çıkabileceğini bilmiyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada, bu sorunların her yaşta ve cinsiyette ortaya çıkabileceğini vurgulayarak, “Eklem ve kas ağrılarının tedavisinde topikal (jel formunda) uygulamaların emilim hızı sistemik ürünlere kıyasla daha fazla. Etkinliği klinik çalışmalarla onaylanmış lokal fitoterapi ürünleri ağrı, ödem ve iltihabın giderilmesinde etkili olabilecektir” dedi.</p>

<p>Dünyada en sık görülen sağlık sorunların başında bel ve eklem ağrıları geliyor. Gün içinde hareketsiz kalma, bilgisayar başında uzun süre oturma, ağır egzersizler ve zorlaşan yaşam koşulları ile birlikte bel, boyun ağrıları başta olmak üzere eklem ağrıları giderek artıyor. Yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bu ağrıların karşısında çoğu kişi ne yapacağını bilmiyor. Ancak bu ağrılar tedavi edilmediğinde günlük yaşantının rutinlerini yerine getirme ya da sevdiğimiz bir aktiviteden bizi alıkoyarak sorunlara yol açabilir.</p>

<p>Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada Prof. Dr. Erdem Yeşilada, bu ağrı ve fonksiyon kayıplarının giderilmesinde fitoterapi ürünlerinin kullanılmasını önerdi. Boswellia serrata (Akgünlük), Celasturus paniculatus, zencefil, karabiber, lavanta özütlerinin ağrı ve ödem giderici etkisine dikkat çeken Prof. Dr. Erdem Yeşilada şu bilgileri verdi:</p>

<p>Türkiye’de Akgünlük olarak bilinen Boswellia serrata bitkisinin özütleri dünyadaki en iyi iltihap önleyici, ödem ve şişlik gidericidir. Bu özütler jel formunda bir üründe kullanıldığında etkisi 2 ile 6 kat artıyor. Hindistan’da yetişen Celasturus paniculatus bitkisinin özütleri ağrı kesicidir. Zencefil, karabiber, lavanta özütlerinin de yine ağrı kesici, ödem ve şişlik giderici etkileri bilinmektedir. İçeriğinde bu özütler bulunan topikal (sürülebilir) fitoterapi ürünlerinin ağrı ve şişlikler üzerindeki etkinliği klinik deneylerle kanıtlanmıştır.”</p>

<h2>HAREKET KABİLİYETİNİN ARTIRILMASI İÇİN TOPİKAL ÜRÜNLER KULLANIN</h2>

<p>Sedanter yaşamı olanlar, sürekli bilgisayar başında oturanlar, hareketsizlikten eklem tutukluğu yaşayanlar, ağır spor sonrası eklem ağrısı şişliği hissedenler, osteoartrit hastaları, bel ve boyun ağrısı yaşayanlarda hızlı etki gösteren topikal fitoterapi ürünleri kullanılması yararlı olabilmektedir. Boswellia serrata, Celasturus paniculatus, zencefil, karabiber, lavanta içeren topikal yani yağ formüllü ve hızlı emilim sağlayan ürünlerle hareket kabiliyetinde iyileşmeyi, eklem esnekliğinde artışı, ağrı ve şişlikte azalmayı daha hızlı ve etkili sağlayabilirsiniz.</p>

<h3>ETKİN TEDAVİ İÇİN FİTOTERAPİ ÜRÜNLERİNİ TERCİH EDİN</h3>

<p>Prof. Dr. Erdem Yeşilada bitkilerle tedavi konusunda şu noktalara dikkat çekiyor: Herkes bitkilerin sağlık için kullanımıyla ilgili bilgiler veriyor ama bunların hepsi doğru değil. Biz bitkiler üzerinde sadece in vitro (test tüpleri ile yapılan) deneysel çalışmalara güvenmeyiz. Çünkü vücuda girdikten sonra mide ve bağırsakta değişime uğrar, farklı moleküllere dönüşür. Bu maddelerin hepsini akılcı kullanmak gerekiyor. İnsanlar panik yapmadan doğru tavsiyeleri uygulamalı. Güncel tedavi yaklaşımında aktarlardan alınan bitkilerle doğru tedaviyi uygulamanız mümkün olmaz. Bu nedenle bitkilerden elde edilen çağdaş üretim koşullarına uyularak hazırlanan standardize edilmiş fitoterapi ürünleri ile etkin bir tedaviye cevabı sağlanabilir. Standart bitki ekstreleri ile istenilen doz ayarı yapılabilir, daha yüksek oranda etkili içeriğin istenilen miktarda verilmesi sağlanır, standart ekstrelerle her uygulamada istenilen kan seviyesine erişilir. Bu suretle etkin bir tedavi cevabı sağlanabilir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 25 Apr 2020 12:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://jupiter.onemsoft.com/images/haberler/2020/04/eklem-agrilarina-ne-iyi-gelir-pek-cok-kisi-bilmiyor-1587808387.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bayramda normalleşme başlayacak mı?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://jupiter.onemsoft.com/haber/bayramda-normallesme-baslayacak-mi-61</link>
                <guid>https://jupiter.onemsoft.com/haber/bayramda-normallesme-baslayacak-mi-61</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, gazeteci Candaş Tolga Işık'a önemli açıklamalarda bulundu. Koca, “Şu anki iyiye gidişat bizi gevşetmesin, bu tablo tamamen hareketlilikle orantılı. Hareketliliği bir süre daha en azından Ramazan ayı boyunca kontrol altında tutmak zorundayız, gevşediğimiz an tablo kötüye gider." dedi. Koca, "Bayramda normalleşme başlayacak mı?" sorusuna "Birkaç haftanın seyrine bakıp bu kararı vereceğiz ama gönlüm bunu yapmaktan yana değil.” diye yanıt verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci Candaş Tolga Işık, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Az önce Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'yla konuştum. Bakan, salgında şu anki gidişattan 65 yaş üzeri vatandaşların taleplerine, okulların açılmasından bayramda normale dönülmesine kadar çok önemli açıklamalar yaptı." diyerek Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın açıklamalarını paylaştı.</p>

<p><strong><em>İşte Sağlık Bakanı Koca'nın açıklamaları:&nbsp;</em></strong></p>

<p><strong>TABLO NEDEN İYİYE GİDİYOR?</strong></p>

<p>“Şu anki iyiye gidişat bizi gevşetmesin, bu tablo tamamen hareketlilikle orantılı. Hareketliliği bir süre daha en azından Ramazan ayı boyunca kontrol altında tutmak zorundayız, gevşediğimiz an tablo kötüye gider."</p>

<p><strong>BAYRAMDA NORMALLEŞME BAŞLAYACAK MI?</strong></p>

<p>“3 günlük Ramazan bayramında normale dönüşün başlatılması bizim tercih ettiğimiz bir şey değil. Bilim Kurulu da bayramı geçirmekten yana. Birkaç haftanın seyrine bakıp bu kararı vereceğiz ama gönlüm bunu yapmaktan yana değil.”</p>

<p><strong>OKULLAR AÇILACAK MI?</strong></p>

<p>“Okulların tamamen açılmasından ziyade Milli Eğitim Bakanlığımız’la birlikte bu sene son sınıflara ve sınavların yapılmasına dair bir planlama yapıyoruz. 15 Mayıs sonrası seyre bakarak AVM’lere yönelik de böyle kademeli bir adım atılabilir.”</p>

<p><strong>65 YAŞ ÜSTÜ NE ZAMAN SOKAĞA ÇIKABİLECEK?</strong></p>

<p>“65 yaş üzeri vatandaşlarımız haklı ama ne olur bize güvensinler. Şu an vefat sayılarımız onları korumaya alabildiğimiz için daha düşük. Ramazanda dayansınlar. Bayramda ya da hemen sonrasında ilk önce onlara özel bir karar alabiliriz.”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 25 Apr 2020 12:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://jupiter.onemsoft.com/images/haberler/2020/04/bayramda-normallesme-baslayacak-mi-1587806467.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Crohn hastalığı nedir? Crohn tedavisi nasıl olur? Crohn belirtileri nelerdir? Crohn tedavisinde ilaçların rolü</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://jupiter.onemsoft.com/haber/crohn-hastaligi-nedir-crohn-tedavisi-nasil-olur-crohn-belirtileri-nelerdir-crohn-tedavisinde-ilaclarin-rolu-52</link>
                <guid>https://jupiter.onemsoft.com/haber/crohn-hastaligi-nedir-crohn-tedavisi-nasil-olur-crohn-belirtileri-nelerdir-crohn-tedavisinde-ilaclarin-rolu-52</guid>
                <description><![CDATA[Sindirim sisteminin başından sonuna bütün noktalarını tutabilen ve belirtilerinin başka hastalıklarla karıştırılması dolayısıyla çok geç teşhis edilebilen bir hastalık Crohn. Daha çok bağırsaklarda görülse de gözler, damarlar ve cilt gibi akla gelmeyecek birçok noktada sorunlara yol açan bu hastalığın en tipik belirtileri ise genellikle şiddetli seyreden karın ağrısı ve kilo kaybı. Dalgalı bir seyir izlesede Crohn tedavisinin gelişen ilaçlar sayesinde artık çok daha kolay olduğunu söyleyebiliriz.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Genellikle ince ve kalın bağırsakta görülen bir hastalığın izlerine ağız boşluğunda da rastlanabilir mi? Ya da cildinizde yaşadığınız bir sorunun nedeni bir sindirim sistemi hastalığı olabilir mi? Eğer hastalık ‘Crohn’ ise cevabımız, ‘evet’. Sindirim sisteminin ağız boşluğu ile kalın bağırsak arasındaki tüm bölümlerini tutabilen ve tuttuğu bölümde kalınlaşma ile ülserlere yol açan iltihabi bir bağırsak hastalığı olan Crohn sadece sindirim sistemini tahrip etmiyor; bağırsak dışı pek çok sistem ve organı da tutabiliyor. Crohn hastalarının en çok korktukları şeylerden biri ise dalgalı bir seyir izleyen bu hastalığın alevlendiği dönemde hastanede tedavi gerektirecek kadar şiddetlenmesi. Neyse ki bu kadar ciddi sorunlar yaratan Crohn’la ilgili geliştirilen yeni ilaçlar tedavide gün geçtikçe daha başarılı sonuçlar alınmasını sağlıyor. Hastalığın etkileri dolayısıyla sosyal hayatları ciddi oranda kısıtlanan ve hayat kaliteleri oldukça düşen Crohn hastaları artık daha etkin tedavilerden faydalanabiliyorlar.</p>

<p>“Bu yeni ilaçların belki de en önemli artılarından biri, uzun dönem kortizona ve buna bağlı yan etkilere maruz kalmadan tedavi imkanı sağlayabilmeleri” diyen Acıbadem Fulya Hastanesi Crohn ve Kolit Merkezi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hülya Hamzaoğlu hastalığın tipik özellikleri hakkında bilgiler paylaştı.</p>

<h2>CROHN BELİRTİLERİ: YEMEK SONRASINDA KARIN AĞRISI BAŞLIYORSA...</h2>

<p>Hastalığın en tipik belirtisi genellikle yemek sonrasında ortaya çıkan karın ağrısı. Çoğunlukla göbek çevresi ve altında gelişen karın ağrısının yanı sıra ishal de Crohn’un en sık rastlanan belirtilerinden biri. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hülya Hamzaoğlu, “Eğer bağırsakta ciddi derecede daralma oluşmuşsa bu kez de karında şişkinlik, ağrı, kusma veya kabızlık da görülebiliyor” diyor. Hastalığın kalın bağırsakta tutulum yapması durumunda ise dışkıyla birlikte kan gelmesi başka bir belirti olarak ortaya çıkıyor. Hastalığın alevlendiği dönemde yorgunluk, halsizlik, yüksek ateş, iştahsızlık, istemsiz kilo kaybı; anal bölge tutulumunda anüs çevresinde çatlak, iltihaplı akıntı yapan fistüller ve apseler görülebiliyor.</p>

<h3>CROHN HASTALIĞINDA TETİKLEYİCİ FAKTÖRLERE DİKKAT</h3>

<p>Crohn halen gizemini koruyan bir hastalık olmakla birlikte ortaya çıkmasında genetik ve çevresel faktörlerin birlikte rol oynadığı düşünülüyor. Ailesinde Crohn öyküsü olan bir kişide hastalığın görülme riski daha fazla. Ayrıca sigara burada da çok olumsuz bir etkiye sahip. Tedaviye başlayan hastanın sigara içiyorsa sigarayı bırakması şart. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hülya Hamzaoğlu bunun dışında gıdalarla alınan bazı bakteri, bakteri toksinleri ve virüslerin hastalığın ortaya çıkmasında rol oynayabildiğini belirterek “Ayrıca hastalığı alevlendirebilen aspirin, antibiyotik ve bazı ağrı kesicilerin alınmasına da dikkat edilmesi gerekiyor” uyarısında bulunuyor.</p>

<h4>CROHN HASTALIĞINDA DENGELİ BESLENME DAHA ÖNEMLİ HALE GELİYOR</h4>

<p>Bağırsaklarda emilimi bozan, iştahsızlık ve ishal gibi nedenlerle sıvı, mineral, vitamin, elektrolit oranlarında ciddi kayıplara neden olabilen Crohn, hastaların dengeli beslenmeye fazla dikkat etmelerini gerektiren bir hastalık. İshal döneminde çok posalı yememek ve lifli besinleri azaltmak hastaları rahatlatabilecek bir diğer önlem. Bağırsak kanseri riskini artıran işlenmiş gıdalar ve etler ya da yanmış yağlardan kaçınmak da şart. Yine de iyi haber şu ki: Crohn hastalarının katı bir diyet yapmalarına gerek yok!</p>

<h5>CROHN TEDAVİSİNİN İLK BASAMAĞI İLAÇLAR</h5>

<p>Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hülya Hamzaoğlu tedavinin, hafif veya ağır seyirleri olan Crohn hastalığının şiddetine ve en yoğun olarak hangi bölgede yerleştiğine göre belirlendiğini belirterek şunları söylüyor: “Tedavide ilk basamağımız ilaçlar. Son yıllarda kullanıma giren Anti-TNF, Anti-integrin ajanlar gibi biyolojik tedavilerle başarı şansımız artmış durumda. Hastalarda daha önceleri kortizon tedavileriyle göremediğimiz endoskopik düzelmeyi saptayabiliyoruz. Yan etki profili bu ilaçlarla, kortizonlu tedavilere göre çok daha az oluyor. Sonuç alamazsak ve gerçekten gerekliyse cerrahi tedaviye başvuruyoruz. Hastalığa neden olan etken ya da etkenler dünyada henüz tam olarak gösterilememiş olsa bile yeni tedavilerle hasta çok daha kaliteli bir yaşam sürebiliyor”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 05 Dec 2019 11:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://jupiter.onemsoft.com/images/haberler/2019/12/crohn-hastaligi-nedir-crohn-tedavisi-nasil-olur-crohn-belirtileri-nelerdir-crohn-tedavisinde-ilaclarin-rolu-1575536184.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bebeklerde atopik dermatite karşı etkili öneriler</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://jupiter.onemsoft.com/haber/bebeklerde-atopik-dermatite-karsi-etkili-oneriler-44</link>
                <guid>https://jupiter.onemsoft.com/haber/bebeklerde-atopik-dermatite-karsi-etkili-oneriler-44</guid>
                <description><![CDATA[Dünya genelinde en sık görülen kronik bir deri hastalığı olan Atopik dermatit (Atopik Egzama) ilk belirtilerini bebeklik döneminde göstermesiyle biliniyor. Prof. Dr. Ertuğrul H. Aydemir, kızarıklık ve kaşıntı gibi egzamanın tetikleyici unsurlarına dikkat çekerek, bebeklerin cildini korumak için önemli ipuçları veriyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bebeklerde sıkça karşılaşılan Atopik dermatit (Atopik Egzama) kalıtsal olduğu bilinen bir egzama türüdür. Ebeveynlerin ikisinde birden atopik egzama varsa bu rahatsızlığın bebeklerde de görülme ihtimali yüzde 50’nin üzerine çıkmaktadır. Bazı tetikleyici unsurlarla şiddeti artabilen bu deri rahatsızlığının ilk belirtileri bebeklerde bir yaşını doldurmadan görülebiliyor. Prima Uzman Kurulu Üyesi Dermatolog Prof. Dr. Ertuğrul H. Aydemir, bebeklerin cildini egzamanın olumsuz etkilerinden ve ataklarından korumak için pratik önerilerde bulunuyor.</p>

<p><strong>İLK BELİRTİLERE DİKKAT EDİN</strong></p>

<p>İlk belirtiler, bebeklerde genellikle yanaklarda palyaço makyajını andırır biçimde kırmızı, hafif şiş, üzeri kuru ve ince kepekli yamalar şeklinde kendini gösterir. Atak dönemlerinde daha fazla şişme ve sulanma görülebildiği gibi kaşıntı da olabilir. Şiddetli ataklarda ise kollar, bacaklar ve gövdede de benzer kızarıklıklar ve kaşıntılı belirtiler ortaya çıkar. Bu alanlar özen gösterilmediğinde kolayca mikrop kapabilir ve bu da kaşıntının ve egzamanın şiddetini artırmasına neden olur.</p>

<p><strong>BEBEKLERİN BANYOSU SIK YAPILMALI AMA KISA SÜRMELİ</strong></p>

<p>Atopik dermatiti tetikleyen nedenler arasında bebeklerin cildini aşırı sabunlama, keseleme, alkol içeren kolonya benzeri ürünlerin kullanımı ve bebeğin fazla terlemesi sayılabilir. Ancak Prof. Dr. Ertuğrul H. Aydemir, en sık görülen ve kolayca gözden kaçabilen nedenlerden birisinin de yünlü giysiler olduğuna dikkat çekiyor. Giysilerdeki yün liflerinin çok fazla tahrişe neden olduğunu söyleyen Prof. Dr. Aydemir, bu liflerin kaşıntıyı da artırabileceğini belirtiyor. Sentetik giysiler de bebekleri terleterek, kaşıntıyı artıracağından bebek kıyafetlerinde pamuklu kumaşların tercih edilmesi öneriliyor.</p>

<p>Bebeklerin cildinin çok kuru olması da kaşıntıyı tetikleyebiliyor. Bebeklerin yıkanma sıklığı konusunda değişik görüşler olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ertuğrul H. Aydemir, ebeveynlere bebeklerini sık (her gün gibi) ve ılık suyla yıkamalarını öneriyor. Bebek kurulandıktan sonra, 2-3 dakika içerisinde cildine iyi bir vücut nemlendiricisi sürülmesi de bebeklerin cildinin kuru kalmamasını sağlayarak kaşıntıyı önlüyor. Ancak banyo uygulamasının kısa sürmesi, bebeğin yıkandığı suyun ılık olması ve bebekleri sabunlama işleminin de uzun tutulmaması gerekiyor.</p>

<p>Egzamanın şiddetlenmesinde yiyeceklerin etkisi de çok tartışılan konuların başında geliyor. Bebeklerin ilk 2 yaş aralığında yediklerinin egzama üzerinde sınırlı etkileri olsa da, annelerin bebeklerinin yediklerine nasıl tepkiler verdiğini gözlemlemesi öneriliyor.</p>

<p><strong>BEBEKLERİN BEZ BÖLGESİ KURU OLMALI</strong></p>

<p>Bebeklerde cildin idrar ya da dışkıyla teması tahrişi artıracağı için yeni geliştirilen, emici kanal teknolojisine sahip, nefes alabilen bebek bezlerinin kullanımı da problemin etkilerini azaltıyor. Sıvıyı emen ve hapseden, daha fazla kuruluk sağlayan bebek bezleri bez bölgesini kuru tutarak tahrişi önlüyor.</p>

<p><strong>DERMATOLOG TAVSİYESİ ALINMALI</strong></p>

<p>Atak dönemlerinde tedavi için muhakkak bir dermatoloğa başvurulması öneriliyor. Ailelere internetten edindikleri bilgilerle ya da eş dost önerileriyle ilaç kullanmamalarını, özellikle de bir dermatolog denetimi olmadan asla kortizon içeren ürünler denememelerini öneren Prof. Dr. Ertuğrul H. Aydemir, egzamanın genellikle 2 yaşın sonuna doğru kendiliğinden kaybolduğunu daha sonra ise şekil değiştirerek devam edebildiğini veya tamamen yok olabildiğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Oct 2019 13:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://jupiter.onemsoft.com/images/haberler/2019/12/bebeklerde-atopik-dermatite-karsi-etkili-oneriler-1575544034.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İşten eve döndüğünüzde lenslerinizi çıkarın</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://jupiter.onemsoft.com/haber/isten-eve-dondugunuzde-lenslerinizi-cikarin-43</link>
                <guid>https://jupiter.onemsoft.com/haber/isten-eve-dondugunuzde-lenslerinizi-cikarin-43</guid>
                <description><![CDATA[Günümüzde kontakt lens kullananların sayısı giderek artıyor. Gerek renkli göze sahip olabilmek adına, gerekse de göz bozukluğu nedeniyle kullanılan kontakt lensler bazı basit kurallara dikkat edilmediğinde ciddi sorunlara yol açıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kontakt lensler; göz bozukluğu olan, gözlük takmak istemeyen, gözleri lazere uygun olmayan hastalar tarafından sık tercih ediliyor. “Kontakt lensler; yerinde ve kurallarına uyulması şartıyla bizlerin de sıklıkla reçete ettiği yardımcı görme aparatlarıdır” diyen Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Fatih Atmaca, kurallara dikkat etmediğimizde kontakt lenslerin faydadan çok zarar verebileceği konusunda uyardı.</p>

<p>Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Fatih Atmaca, kontakt lens kullanımı ile ilgili tavsiyelerde bulundu:</p>

<p><strong>1- Lensleri kısa süreli kullanmalıyız</strong></p>

<p>Oksijen geçirgenlikleri ne kadar yüksek olursa olsun; kontakt lensli bir göz, normal bir göze göre daha az oksijenlenir. Bu nedenle lenslerimizi mümkün olduğunca kısa süreli kullanmalıyız. Örneğin okuldan veya işten eve döndüğümüzde lenslerimizi çıkarmalı, gözlük kullanmalıyız.</p>

<p><strong>2- Lenslerimizin hijyenine dikkat etmeliyiz</strong></p>

<p>Lenslerimizin hijyeni konusunda da oldukça dikkatli olmamız gerektiğini dile getiren Dr. Fatih Atmaca, “Lenslerimizi takarken ve çıkarırken önce ellerimizi yıkamalıyız. Lenslerimizi çıkardıktan sonra temiz lens kutumuza solüsyonumuzu yenileyerek koymalıyız” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>3- Lenslerle asla uyumamalıyız</strong></p>

<p>Lenslerimizle asla ve asla uyumamamız gerekiyor. Hastalarımıza bunu söylediğimizde bazen ‘Ama hocam böyle yapan arkadaşlarımız var ve bir şey olmuyor’ cevabını alabiliyoruz. Benim bu durumda verdiğim cevap şu oluyor: “Bir gün bir şey olmaz, bin gün bir şey olmaz. Bin birinci gün iltihap kapabilirsiniz.” İşin kötü tarafı kontakt lens kullanımına bağlı başta keratit dediğimiz enfeksiyonlar (lensi üzerine taktığımız gözümüzün saydan ön tabakasının iltihabı) kalıcı görme kaybına neden olacak kadar ciddi bir hal alıyor. Uyumadan önce nasıl ki ayakkabımızı, çorabımızı çıkarma ihtiyacı hissediyorsak, lenslerimizi de çıkarmadan uyumamalıyız. Unutmayalım ki göz bebeklerimiz ayak tabanımızdan çok daha hassas.</p>

<p><strong>4- Lenslerle havuza girmemeliyiz</strong></p>

<p>Bir diğer yanlışın ise aylık lenslerin bir ay gözde kalabileceği düşüncesi olduğuna dikkat çeken Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Fatih Atmaca, “Bu kesinlikle yanlıştır. Aylık lens yoktur; sabah takıp akşam çıkarmak kaydı ile bir ay kullanabileceğiniz lensler vardır. Lensleriniz ile asla havuza girmeyin. Havuzdaki klor, koruyucu maddeler, boyar maddeler ve diğer havuz kullanıcılarının vücut sıvıları kontakt lensinize yapışır ve siz havuzdan çıksanız dahi lensler gözünüzde kaldığı sürece gözünüz bu zararlı ve kirli maddelere maruz kalmaya devam eder. Unutmayalım ki keratit dediğimiz ciddi göz enfeksiyonu ile karşılaştığımız her iki hastadan biri düzensiz kontakt lens kullanıcısı. Bu nedenle lens kullanırken dikkatli olmalı, azı karar çoğu zarar özdeyişini akılda tutmalıyız” dedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Oct 2019 13:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://jupiter.onemsoft.com/images/haberler/2019/12/isten-eve-dondugunuzde-lenslerinizi-cikarin-1575544084.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Haftada 3 gün tüketin yeter... Ciğerlerinizi ilk günkü haline getiriyor!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://jupiter.onemsoft.com/haber/haftada-3-gun-tuketin-yeter-cigerlerinizi-ilk-gunku-haline-getiriyor-31</link>
                <guid>https://jupiter.onemsoft.com/haber/haftada-3-gun-tuketin-yeter-cigerlerinizi-ilk-gunku-haline-getiriyor-31</guid>
                <description><![CDATA[Eşek dikeni nedir, eşek dikeninin faydaları nelerdir? sorusunun cevapları son günlerde çok fazla merak ediliyor. Eşek dikeni akız, kansa ve kenger gibi çeşitli isimlerle anılıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>EŞEK DİKENİ NEDİR?</strong></p>

<p>Eşek dikeni papatyagiller familyasındandır. 1 veya 2 yıl yaşayabilen bu&nbsp;bitki&nbsp;çorak arazi ve tarlalarda yetişmektedir. İnce ve çengelli olan kenger bitkisi temmuz ve ağustos aylarında iyice çiçeklenmektedir. Temmuz ve ağustos aylarında eşek dikeninin rengi erguvan ve beyaz rengini almaktadır. Eşek dikeninin çiçekleri yaşken güzel kokuludur ancak kuruduklarında kokusu tamamen kaybolur.</p>

<p>Diyarbakır yöresinde kenger yemeği olarak pişen eşek dikeni yöre halkı tarafından severek pişiriliyor. İçine kuzu eti koyularak kavrulan eşek dikeninin yemeğine kenger meftunesi deniliyor. lezzetti ve son derece sağlıklı olan bir bitki olan eşek dikeni nedir, nerelerde yetişir? Eşek dikeninin faydaları nelerdir? sorularının cevapları haberimizde...</p>

<p><strong>EŞEK DİKENİ NERELERDE YETİŞİR?</strong></p>

<p>Kırmızı ve mor renkte çiçekler açan eşek dikeni, ülkemizin neredeyse çorak olan hemen hemen her arazisinde yetişir. Eşek dikeninin Türkiye 'de yetiştiği yerler, Ege bölgesi, Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu bölgesidir. Eşek dikeni nadir olarak Ege ve Akdeniz bölgesinde de yetişmektedir.</p>

<p>Eşek dikeninin ege bölgesinde kenger ismiyle kahvesi yapılmaktadır. Eşek dikeninin en çok zeytinyağlı yemeklerinin yapıldığı yer ege bölgesidir. Aynı zamanda eşek dikeninin&nbsp;Diyarbakır'da kenger meftunesi adında kuzu etli kavurması yapılmaktadır.</p>

<p>Eşek dikeninin sağlık açısından bir çok faydası bulunmaktadır. Lezzetli bir şekilde yemeklerinin yapıldığı eşek dikeninin faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz:</p>

<p><strong>MİGRENİ TEDAVİ EDER</strong></p>

<p>Eşek dikeninin kramp çözücü özelliği bulunmaktadır. Bu özelliği sayesinde migren ve çeşitli baş ağrıları tedavisinde etkili olduğu bilinmektedir.</p>

<p><strong>SİNDİRİM İSTEMİNE İYİ GELİR</strong></p>

<p>Eşek dikeni zengin lif oranı sayesinde sindirim sistemini iyileştirmektedir. Aynı zamanda sinir sistemini onararak vücuttaki kanı temizlemeye yardımcı olmaktadır.</p>

<p><strong>KARACİĞER YAĞLANMASI OLANLAR YEMEĞİNİ YAPIP YİYEBİLİR</strong></p>

<p>Eşek dikeni en çok karaciğer organına fayda sağlamaktadır. Karaciğer yağlanması olanlar eşek dikeni yemeğini haftada en ez iki kere tüketebilirler.</p>

<p><strong>KARACİĞER YAĞLANMASI OLANLAR YEMEĞİNİ YAPIP YİYEBİLİR</strong></p>

<p>Eşek dikeni en çok karaciğer organına fayda sağlamaktadır. Karaciğer yağlanması olanlar eşek dikeni yemeğini haftada en ez iki kere tüketebilirler.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Eşek dikeni en çok karaciğer organına fayda sağlamaktadır. Karaciğer yağlanması olanlar eşek dikeni yemeğini haftada en ez iki kere tüketebilirler.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Sep 2019 11:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://jupiter.onemsoft.com/images/haberler/2019/12/haftada-3-gun-tuketin-yeter-cigerlerinizi-ilk-gunku-haline-getiriyor-1575544198.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bu besin meğer karaciğeri bitiriyormuş!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://jupiter.onemsoft.com/haber/bu-besin-meger-karacigeri-bitiriyormus-26</link>
                <guid>https://jupiter.onemsoft.com/haber/bu-besin-meger-karacigeri-bitiriyormus-26</guid>
                <description><![CDATA[Beslenme alışkanlıkları, karaciğer sağlığını doğrudan etkiliyor. Yağlı gıdaların yanı sıra, şekerli ve tuzlu yiyecekler de karaciğer sağlığına zarar veriyor. Lif oranı yüksek olan yiyeceklerin karaciğerin en iyi şekilde çalışmasına yardımcı olabileceğini belirten uzmanlar, paketli atıştırmalıkların zararları konusunda uyarıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Beslenme alışkanlıkları,&nbsp;karaciğer&nbsp;sağlığını doğrudan etkiliyor. Yağlı gıdaların yanı sıra, şekerli ve tuzlu yiyecekler de karaciğer sağlığına zarar veriyor. Lif oranı yüksek olan yiyeceklerin karaciğerin en iyi şekilde çalışmasına yardımcı olabileceğini belirten uzmanlar, paketli atıştırmalıkların zararları konusunda uyarıyor.</p>

<p><strong>PAKETLENMİŞ ABUR-CUBUR YİYECEKLERİ SINIRLAYIN!</strong></p>

<p>"Cips ve unlu mamuller ile ilgili problem genellikle şeker, tuz ve yağ ile doldurulmuş olmalarıdır" diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkcü, "Çalışmak için yanınızda sağlıklı atıştırmalık bulundurun. 10-12 adet yer fıstığını robottan çekip, doğal bir fıstık ezmesi elde edip yanında bir dilim elma ile yiyebilirsiniz. Ya da kuru kayısı veya hurma arasına ceviz yerleştirerek mini sağlıklı atıştırmalık sandviçler elde edebilirsiniz. Bu tarifler, tatlı krizlerinize de birebir" önerisinde bulundu.</p>

<p><strong>PATATES KIZARTMASI VE HAMBURGER SİROZA YOL AÇIYOR!</strong></p>

<p>Patates kızartması ve hamburgerin&nbsp;karaciğer&nbsp;sağlığını tehdit eden gıdalardan olduğunu belirten Örkcü, "Doymuş yağ oranı yüksek yiyecekleri çok fazla yemek, karaciğerinizin işini yapmasını zorlaştırabilir. Zamanla siroz olarak bilinen karaciğerde iz kalmasına yol açabilecek iltihaplanmalara neden olabilir." dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>ŞEKERİ AZALTIN!</strong></p>

<p>Çok fazla tatlı tüketiminin karaciğere zarar verebileceğini ifade eden Özden Örkcü, "Çünkü karaciğerin işinin bir parçası şekeri yağa dönüştürmek. Eğer aşırıya kaçarsanız, karaciğeriniz çok fazla yağ yapar. Uzun vadede, yağlı&nbsp;karaciğer&nbsp;hastalığı gibi bir durumla karşılaşabilirsiniz." dedi.</p>

<p><strong>SUYUN YARARLARINA ŞAŞIRACAKSINIZ!</strong></p>

<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkcü, "Karaciğeriniz için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri sağlıklı kilonuzu korumaktır. Gazlı içecekler veya sporcu içecekleri gibi şekerli içecekler yerine içme suyu alışkanlığı edinin. Her gün kaç kalori kazanacağınıza şaşıracaksınız" diyerek, önerilerini şöyle sıraladı:</p>

<p><strong>TUZUN ÜZERİNE BİR KAPAK KOYUN</strong></p>

<p>Vücudunuzun biraz tuza ihtiyacı var; fakat yapılan araştırmalar, sodyumdan yüksek bir diyetin&nbsp;karaciğer&nbsp;izinin ilk aşaması olan fibrozise yol açabileceğini öne sürmektedir. Tuzu kesmek için ise yapabileceğiniz bazı kolay şeyler var. Pastırma ya da şarküteri gibi işlenmiş yiyeceklerden kaçının. Konserve sebzeler yerine taze seçin.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Sep 2019 11:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://jupiter.onemsoft.com/images/haberler/2019/03/bu-besin-meger-karacigeri-bitiriyormus-1552812276.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kış Aylarında 5 Tavsiyeye Dikkat!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://jupiter.onemsoft.com/haber/kis-aylarinda-5-tavsiyeye-dikkat-17</link>
                <guid>https://jupiter.onemsoft.com/haber/kis-aylarinda-5-tavsiyeye-dikkat-17</guid>
                <description><![CDATA[Kış deyince ilk olarak hemen akla bitmeyen soğuklar, erken kararan hava ve uzun süreli hastalıklar geliyor… ‘’Bu kış hasta olacak mıyım?’’ tedirginliğini bazı dönemlerde çoğumuz yaşıyoruz. Esasen kışın soğuk günlerine karşı sağlıklı olabilmek ve kışın büyüleyici güzelliğini yaşayabilmek çok kolay! İşte size soğuk kış günlerine karşı koyabilmenize yardım sağlayacak bazı öneriler...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div>
<p><strong>Bağışıklık sisteminize güç veren gıdaları tercih edin</strong></p>
</div>

<div>
<div>
<p>Kış mevsiminin zorluklarına göğüs germenin yolu beslenme alışkanlıklarınızı mevsime göre ayarlamaktan geçiyor. Dengeli bir beslenme düzeni, kış mevsiminin zorluklarını atlatmanızda yardımcı olacak. Soğuk kış günlerine karşı bağışıklık sisteminizi güçlendirecek besinleri tercih edin ve sıvı tüketimini ihmal etmeyin.</p>
</div>
</div>

<p><img src="http://tags.bluekai.com/site/41218?limit=1&amp;phint=event%3Dnative&amp;phint=brand%3Dlipton_milliyet" style="height:1px; width:1px" /><strong>Kışın da bol sıvı tüketimine dikkat!</strong></p>

<div>Çoğu kişi yaz mevsiminin kavurucu, sıcak günlerinde su içmeyi ihmal etmezken; kış aylarının soğuk günlerinde sıvı tüketimini göz ardı edebiliyor. Oysa vücudun yüzde 60’ının sudan oluştuğunu göz önünde bulundurursak; beden sağlığımız için her mevsim aynı oranda düzenli sıvı tüketimine ihtiyaç duymaktayız. Su, vücudun tüm fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için gerekli. Kış mevsiminde de beden sağlığınız için sıvı tüketimine gereken önemi vermeyi unutmayın.</div>

<div>
<div>
<p><strong>Kış meyvelerinin tadını çıkarın</strong></p>
</div>

<div>Sofranızda kış meyvelerine daha fazla yer açmanız; vücudunuz için gerekli besin materyallerini daha rahat almanızı sağlar. Soğuk kış günlerinin beraberinde getirebileceği hastalıklara karşı durabilmeniz elma, portakal, mandalina gibi kış meyvelerinin yardımıyla olacak. Hem lezzet açısından zengin hem de besin ve vitamin deposu olan kış meyvelerine sofranızda daha fazla yer açın.</div>
</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 16 Sep 2019 14:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://jupiter.onemsoft.com/images/haberler/2019/03/kis-aylarinda-5-tavsiyeye-dikkat-1552736314.jpg"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
